Saygı Öztürk – Kapatılan CHP, 11 yıl sonra böyle açıldı

0
13
Saygı Öztürk

12 Eylül 1980’de asker yöneti­me el koydu. Aralarında CHP’nin de bulunduğu 17 siyasi parti, 9 Ekim 1981’de Milli Güvenlik Konseyi (MGK) kararıyla kapatıldı. Partilerin yeniden kurulması süre­cinde CHP’nin boşluğunu SODEP ve Halkçı Parti doldurmaya çalışı­yordu. Bu iki siyasi parti birleşti. Erdal İnönü’nün genel başkanlığın­da SHP kuruldu.

CHP’nin yerine geldiği kabul edilen SHP, 1989 yerel seçimlerinde büyük başarı elde etti. Bu, SHP’de büyük coşku yarattı. 1991’de yapılacak genel seçimlerde yine benzer bir başarı bekleniyordu. İşte o günlerde, kapatılan CHP’nin yeniden açılması için bir kaynaşma başladı. CHP’nin mutlaka açılması gerektiği üzerinde duruluyor, solda siyaset kazanı CHP için kaynıyordu.

SON YÖNETİCİLER DEVREDE

CHP’nin kapatılmadan önce 1979 kurultayında seçilmiş son yönetici­leri gelişmeleri yakından izliyordu. Tabanda kaynaşma hareketlenince, son yöneticilerin bir araya gelmesi ve hiyerarşik düzen içinde çalışma yürütmesi için çağrılar yapılıyordu.

CHP’nin son Genel Başkanı Bülent Ecevit, Demokratik Sol Parti’yi (DSP) kurmuş, son Genel Sekreter Mustafa Üstündağ trafik kazasında hayatını kaybetmişti. Partinin en kıdemli genel sekreter yardımcısının başkan­lığında toplanılması benimsendi. En kıdemli olan ise eski bakanlardan Erol Tuncer’di.

Partinin kapatıldığı dönemde hangi il, ilçe başkanı, belediye başkanı varsa Erol Tuncer tek tek aradı. “CHP’yi açmak istiyo­ruz” dediğinde, hep “Yeter ki partimizi açın; emrinizdeyiz” cevabını aldı. Bu güçlü bir istekti.

CHP AÇILSIN MI, AÇILMASIN MI?

Partinin kapa­tıldığı dönemde­ki genel sekre­ter yardımcıları, yönetim kurulu üyeleri ve Cum­huriyet Sena­tosu ile Millet Meclisi grup başkanvekilleri, kadın kolları genel başkanı, gençlik kolları genel başkanıyla ilk toplantı 21 Mart 1992’de yapıldı. Konu “CHP açılsın mı açılmasın mı?” tartışması tam iki gün sürdü. Sonuçta, önlerinde zorlu bir süreç vardı.

O toplantıda ayrıca bazı ilke kararları da alındı. Örneğin partinin 1980’deki hiyerarşik yapısı koru­nacaktı. O günün il, ilçe başkanları, belediye başkanları, meclis ve senato üyelerine parti ayaktaymış gibi itibar edilecek, CHP’nin açılışıyla birlikte solda birleşme savunulacak, parti içindeki gruplara, DSP ve SHP’ye karşı tarafsız davranılacaktı. Ardın­dan 7 bölgede bölge toplantıları yapıldı. CHP’nin açılmasına büyük bir destek olduğu ortaya çıktı.

DİPLOMASİ ÖRNEĞİ

Yeni partiler, eski partilerin açılmasını genelde istemiyordu. CHP’nin TBMM’de milletvekili de yoktu. Kapatılan partinin açılabilme­si için kanun çıkarılması gerekiyor­du. O yüzden farklı partilerin oyuna ihtiyaç vardı. Tuncer, CHP’nin yeniden açılması için arkadaşlarıyla yaptığı çalışmadan bize söz eder­ken, şunları anlattı:

“Başbakan Süleyman Demirel, TBMM Başkanı Hüsamettin Cindo­ruk, Anavatan Partisi Genel Başkanı Mesut Yılmaz’ı yönetim kurulu olarak ziyaret ettik. Ben de yönetim kuru­lunun aynı zamanda sözcülüğünü yapıyordum. Yeni yönetim olarak, CHP’ye katılmaları için Bülent Ecevit ve Erdal İnönü’yü dörder kez ziyaret ettik. Bu ziyaretlerde hem partimizin açılması için oy, hem de solda bir­leşmeye evet demelerini istiyorduk. Sonunda, kapatılan partilerin yeni­den açılmasına ilişkin kanun çıkarıldı ve CHP’nin açılması için bir engel kalmadı.” Bu durumu Tuncer şöyle değerlendirdi:

“Büyük bir diplomasi örneği verdik. Kapatılan siyasi partilerin açılmasını sağlayacak kanunu, CHP’nin hiç­bir milletvekili olmamasına rağmen çıkarttık. Bu büyük bir başarı, örnek bir diplomasiydi.”

DELEGE LİSTESİ YOK

Kurultay tarihi belirlenirken, İstan­bul eski Belediye Başkanı Aytekin Kotil, kurultay tarihinin, CHP’nin kuruluş yıldönümü olan 9 Eylül’de yapılmasını önerdi. 1979’daki son kurultay delege listesine İçişleri Bakanlığı’nda ulaşılamadı. Partililerin kişisel arşivlerinden isimler bulundu, arandı ve 9 Eylül 1992’de yapılacak kurultaya davet edildi. 11 yıl kapalı kalmış, tüzüğü, resmi hiçbir hüviyeti olmayan bir kuruluşu yeniden can­landırmak kolay olmuyordu.

Delege listesine hiçbir itiraz gelme­di. Kanuna göre, yönetimin verdiği liste geçerli oluyordu. O günleri konuştuğum Erol Tuncer, “Sonuçta partinin yeniden açılması 9 Eylül’de kurulduğu gibi, 11 yıl kapalı kal­dıktan sonra yine 9 Eylül 1992’de yeniden açılması oy birliğiyle kabul edildi. Genel başkanlık için Deniz Baykal’la yarıştım. Baykal genel başkan seçildi” dedi.

Tabanın CHP’yi des­teklemesinin Tuncer’e göre iki nedeni vardı: Birincisi dertlerine çare olacağına inan­dıkları CHP’nin yeniden açılma­sı, ikincisi ise solda birleşme­nin sağlanma­sıydı. Bu istekler tabanda güçlü bir şekilde dile getiriliyordu. Genel istek, CHP’nin yeniden açılması, DSP ve SHP’nin ise CHP çatısı altında birleşmesiydi.

Saygı Öztürk-Erol Tuncer

ECEVİT KAPIYI KAPATINCA

CHP’nin kapatılmasından sonra, DSP’yi kuran Bülent Ecevit, ba­şından beri solda birleşmeye karşı çıkıyordu. SHP Genel Başkanı Erdal İnönü’nün ise birleşme için koşulu şuydu: CHP, adını feshedip SHP’ye katılır, sonra adımızı CHP olarak değiştiririz.” O süreci, Erol Tuncer, şöyle anlattı:

“Bunun sakıncalarını İnönü’ye anlattık. Bu durumda CHP’nin ikinci CHP olacağını söyledik. Biz ise CHP’nin tarihinin bölünmemesini is­tedik ve CHP’nin adı altında birleşme olmasının üzerinde durduk.”

“Bülent Ecevit’e sonra bir kez daha gittik. Genel başkan adaylığını kabul etmesi ricasında bulunduk. Ecevit, ‘Düşüneyim’ dedi. Üç gün sonra, beni aradı, ‘Birleşmek isti­yorsanız gelip DSP’ye katılın’ dedi. Tabii bunu de biz kabul etmedik. Genel Başkan adayı Deniz Baykal, ‘Ben, Erol Tuncer gibi kapı kapı dolaşmam, genel başkan olduğumda bütün oylar bana akar gelir’ dedi. Ancak o seçimde CHP’nin oy oranı yüzde 5’in altında kalmıştı.”

CHP, 11 yıl siyaset sahnesinden uzak kalsa, yine kuruluş ve ikinci kez açılışı 9 Eylül’dür. CHP’yi ikinci kez aynı tarihte açmayı başaranları, par­tinin unutmaması, ömürlerinin son dönemlerinde mutlu etmesi gerekir­di. Oldu mu? Konuştuğum isimlerin seslerinin titremesi bazı şeylerin olmadığını ortaya koyuyordu.

Leave a reply