Deniz Zeyrek – Uyanıklığın bilimi!

0
15
Deniz Zeyrek

Talim Terbiye Kurulu 1 Eylül 2023 günü bir tebliğ yayınladı. Tebliğe göre, dokuzuncu ve onuncu sınıf öğrencileri “İnsan, Toplum ve Bilim”, “Din, Ahlak ve Değer” ile “Kültür, Sanat ve Spor” seçmeli ders gruplarından, her bir gruptan en az birer ders seçecek.

11 ve 12. sınıflar ise aynı seçmeli ders gruplarının en az ikisinden birer ders seçmek zorunda kalacaklar.

★★★

“İnsan, Toplum ve Bilim” başlığı altında Fen Bilimleri Uygulamaları, Matematik Uygulamaları, Astronomi ve Uzay Bilimleri, Bilişim Teknolojileri ve Yazılım, Temel Hukuk, Girişimcilik, Proje Tasarımı ve Uygulamaları gibi dersler var.

“Din, Ahlak ve Değer” başlığı altında ise Kur’an-ı Kerim, Kur’an-ı Kerim’in Anlam Dünyası, Peygamberimizin Hayatı, Temel Dini Bilgiler, Türk Düşünce Tarihi, Klasik Ahlak Metinleri dersleri yer alıyor.

“Kültür, Sanat ve Spor” başlığındaki dersler de şöyle: Adabı Muaşeret, Türk Sosyal Hayatında Aile, İslam Bilim Tarihi, Türk Kültür ve Medeniyet Tarihi, İslam Kültür ve Medeniyeti, Spor Eğitimi, Sanat Eğitimi.

★★★

Dokuz ve onuncu sınıf öğrencisiyseniz, tebliğ gereği her gruptan en az bir ders seçmek zorunda olduğunuzdan o gruplardaki dersler bir şekilde “seçmeli” olmaktan çıkıp, zorunlu hale geliyor.

Mesela, öğrenci seçmeli ders olarak Fen, Matematik, Bilişim ve Proje tasarımı derslerini seçmek istiyorsa bunu yapamıyor.

Çünkü “Din, Ahlak ve Değer” ile “Kültür, Sanat ve Spor” başlıklarından birer ders seçmek zorunda kalıyor ve ilk gruptan seçebileceği iki dersi seçemiyor.

Örneğin Fen ve Matematik’ten ya da Bilişim ve Proje tasarımından vazgeçmek zorunda kalıyor.

★★★

Tebliği hazırlayanlar akılları sıra “uyanıklık” yapmışlar. Tepkiler nedeniyle mevcut zorunlu din dersine, yeni zorunlu din dersleri eklemenin “görünmez” yolu olarak bunu bulmuşlar.

Yanlış anlaşılmasın: Tebliği din derslerine karşı olduğumdan eleştirmiyorum. İsteyen istediği kadar din dersi alabilmeli. Hatta normal liselerdeki din eğitimini yeterli bulmayanlar İmam Hatip Liselerine gitmeli.

Ancak o dersleri “zorunlu seçmeli” hale getirebilmek için “uyanıklık” yapıp, çocukların almak istediği diğer dersleri “alınamaz” hale getirmek de neyin nesi?

Çocukları temel bilimlerle ilgili derslerden mahrum bırakmaya ne hakkınız var?

Bu yollara başvurarak mı çocukları daha ahlaklı daha erdemli yetiştireceksiniz?

★★★

Bakın Biyologlar Derneği Yönetim Kurulu Üyesi İhsan Soytemiz, bu tebliğin okullardaki uygulama sonuçlarına bakmış. Birçok okul yönetiminin bu tebliği gerekçe yapıp biyoloji derslerini kaldırdığını gözlemlemiş.

O çocuklar yeterince biyoloji okumadan nasıl doktor, eczacı, veteriner, genetikçi olacak?

Başta Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin olmak üzere, bütün karar vericilere sesleniyorum:

Uyanıklığın bilimini yine siz yapın, isteyen yine istediği kadar din dersi alsın ama bilimle uğraşmak, doktor, eczacı, biyolog, mühendis, veteriner, mühendis olmak isteyen çocukları bilim derslerinden mağdur bırakmayın!

Öğrenciler olmasa!

Biyoloji demişken, ilginç bir uygulamayı yazmadan geçemeyeceğim.

Adıyaman Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden okuyucularımız bana ulaştı. Rektörlük bu eğitim öğretim yılında 1. sınıfların uzaktan eğitim alacağına dair bir karar almış.

Baktım, sadece Tıp Fakültesi değil. Bütün fakültelerin birinci sınıfları uzaktan eğitim olacakmış. Hatta Tıp Fakültesi ile konservatuvar dışındaki bütün bölümlerde ikinci sınıf da uzaktan eğitim.

Diş hekimliği bölümünde sadece dört ve beşinci sınıflar yüz yüze eğitim alacak.

Eczacılık, Eğitim, Fen Edebiyat, Güzel Sanatlar, İktisadi ve İdari Bilimler fakültelerinin bütün bölümleriyle, Çevre ve Gıda mühendisliklerinde ise bütün sınıflar uzaktan eğitim alacak.

Tabela üniversiteleri yüzünden yükseköğretim zaten dibe vurmuştu. Buna bir de işin kolayına kaçmak için depremi ve pandemiyi bahane eden yöneticilerin verdiği kararlarla yapılan uzaktan eğitimin dezavantajları eklendi.

Normal zamanda altı yıl boyunca kadavra görmeden doktor olanlardan yakınıyorduk. Bu yanlış kararlar yüzünden laboratuvar görmeden diploma alan doktorlar, eczacılar, mühendisler aramıza katılacak.

“Okullar olmasa maarif ne güzel idare edilir” mantığına kızardık. Şimdi “öğrenciler olmasa üniversiteler ne güzel idare edilir” diyenler yönetimde.

Bu kafadan ne zaman kurtulacağız acaba?

Leave a reply